1 Temmuz 2017 Cumartesi

issilay Kore'de [PART 1] - Incheon Havaalanı'nda Nelere Dikkat Etmeli?

Merhaba!

Nihayet geri sayımını yaptığım 3 aylık Kore maceram başladı. Birçok vermek istediğim bilgi var ve yaşadıklarımı da unutmadan taze taze blogta yazmak istiyorum. Şimdiden bazı detayları unutuyormuş gibi hissetsem de yazdıkça açılırım bence! O zaman uçak yolculuğu ile başlayalım mı?

Etihad Şubat-Mart ayı gibi bir kampanya yaparak biletlerini yarı fiyatına düşürmüştü. Bileti doların yüksek olması bir daha kampanya bulurum bulamam derken 1 aktarma olsa da aldım. İlk önce Atatürk'ten Abu Dhabi'ye uçtum. Abu Dhabi'den de Incheon'a olan uçuşum vardı. İki uçuş arasında 2 saat fark olması nefes alıp kendime gelmemi tazelenmemi sağladı. Aktarmalı uçuşlar hep korkutmuştur, ilk defa deneyeceğim için de tedirgindim ama beklediğimden çok daha kolay ilerledi. Zaten indikten sonra sizi yönlendiren "transfer flight" tabelalarını takip ettiğinizde korkacak bir durum olmuyor. Bilgi alabileceğiniz yerler de mevcut. Aktarmayı beklerken uçuş 1 saatlik bir rötar yedi. Uçağa alıp beklettikleri için pek anlamadım ne kadar beklediğimizi.



Asıl kısım Incheon'a vardığımda başlıyor. Bildiğiniz üzere Incheon çok büyük hatta bence devasa büyüklükte bir havaalanı. İnmeden önce uçakta sağlıkla alakalı bir rapor, gümrük eşyalarıyla alakalı bir belge ve pasaport/adres/telefon bilgilerinizi girdiğiniz başka bir belge olmaz üzere toplam 3 ufak kağıt dolduruyorsunuz. Bunları sırasıyla indikten sonra geçtiğiniz kapılarda teslim edeceksiniz.

İlk olarak sağlık kontrolünden geçiyorsunuz. Sağlıkla ilgili doldurduğunuz kağıdı burada görevliye verip pasaportunuzu kontrol ediyor. Bu kontrol daha çok kolera, sars, zika virüsü gibi hastalıkları taşıyabilecek riskli ülkelerden gelen insanlar adına yapılıyor. Listede Türkiye yoktu, ben de hemen kontrolden geçtim. Önümdeki Asyalı bir kızı kenara çekip ilaç yazıp verdiler, baya bir korktum ya bende de bir şey çıkarsa diye ama sıkıntı olmadı. :)

Sonrasında ben bavulumu alırım diye beklerken karşıma metro çıktı. Dedim kesin yanlış geldim, bavulu da alamadan nereye gidiyorum. Ama meğersem havaalanının içine götürüyormuş o kısacık yolculuk :')

Bu kadar detaylı anlatma sebebim ise; benim gibi ilk defa gidecekler için en ufak detayı kaçırmadan yaşayacaklarını gözlerinde canlandırıp yolculuklarının olabildiğince rahat şekilde geçmesini sağlayabilmek. O yüzden biraz daha dayanın! ^.^

Bavulumu almadan önce pasaport kontrolü noktasına geldim. Elimdeki uçakta doldurduğum diğer belgeyi (adresim, geliş amacım vs.) pasaportla beraber görevliye verdim. Sadece ziyaret amacımı ve ne kadar kalacağımı sordu, sonra giriş mührünü bastı ve yolladı. İki dakika sürmedi sanırım.

Sıra geldi bavulu almaya. Bavulu söylenen numaralı kısımdan aldıktan sonra üzerine plastik bir kutu taktıklarını farkettim. Bu ne, nasıl çıkarırım diye düşünürken meğersem son aşamayla alakalıymış. Gümrükten geçen/geçemeyen ürün kontrolünü sağlamak adına o kutuyu takıyorlar. Benim bavulumda konserve ürünler, kuruyemiş, zeytin ve sucuk vardı, hepsi vakumlu. Amerika'ya vakumlu sucuk sokan arkadaşlarımız olunca Kore'ye de götürürüm ne olacak ki dedim ama öyle olmadı. 3 ay sonuçta sucuksuz yaşanır mı? :D Bir güzel bavulumdan alıp bir poşete yerleştirdiler ve elveda. İçim gitti! :( diğer ürünlerin hiçbirinde sorun olmadı.

(Bir çakallık öğretebilirim burada, ben yapmadığıma pişman oldum. Hazırlıksız yakalandım malum. Bagaja vermediğiniz sırt çantanız varsa vakumlu sucuk gibi kavurma gibi ürünleri bavulu aldıktan sonra sırt çantasına atabilirsiniz. Onu kontrol etmiyorlar.)

Şuradan da ufak ilk yolculuk videomu izleyebilirsiniz:


Havaalanında yapacaklarımın listesi şunlardı, gitmeden önce hazırlamıştım:

1- Dolar olan paramın bir kısmını won'a çevirmek: Tüm paramı çevirmedim. Itaewon'da çok daha iyi, yüksek fiyata çeviriliyor diye okudum birkaç yerde.
2- KTO tarafından hediye edilen t-money karta para yüklemek (akbil olarak da kullanılıyor): Çıktığım yerde information desk'in hemen arkasında bakkalımsı bir yer vardı, orada karta istediğiniz miktarda para yüklüyorlar.
3- Prepaid sim kart almak: Ben 3 ay boyunca Kore'de olacağım için konuştuğum görevli buradan almamım çok pahalıya patlayacağını, şehre girince oradan almamın daha iyi olacağını söyledi. Ki öyle de oldu gerçekten. Itaewon'da Olley bulup oradan 6 ay kullanıma açık bir numara ve aylık 2 gb internet paketi aldım. Havaalanındaki fiyat neredeyse 2-3 katıydı.

Son anda kalacağım yer Itaewon'dan Gangnam'a değişince yol güzergahımı da tekrar düzenlemem gerekti. Limousine bus dedikleri havaalanı kalkışlı otobüsler bavulunuz varsa en mantıklısı. Fiyatları da taksiye kıyasla oldukça uygundu. Ben Apgujeong-Gangnam'a 13,000 won'a geldim. Taksi ile aynı mesafe 60,000-70,000 won civarlarında tutuyor.

Otobüsten indikten sonra simkart alamadığım için internetim yoktu ve yola bakamıyordum. Taksiye atlayayım dedim, baya yakın mesafeymiş ama sağolsun taksici amca götürdü yine de. 3,500 won gibi bir fiyat tuttu.

Odama yerleştim ve biraz dinlendikten sonra etrafı keşfe çıktım!
Etrafta neler mi var? Onu da bir sonraki yazımda inceleyelim, görüşmek üzere!

Her türlü sorunuzu buradan yorum olarak, instagram, facebook yada mail üzerinden sorabilirsiniz.


~issilay

2 yorum:

  1. Blogunuzu daha yeni gördüm ve o kadar çok hoşuma gitti ki anlatamam!
    Kore'ye gittiğimizde yazdıklarınız gerçekten çok yardımcı olacak bize.
    Tam benlik bir blog😄
    Teşekkürlerimi sunuyorum😍💖❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için 😊 Blog biraz sessiz kaldı instagram'da daha çok paylaşım yapıyorum ama döndüğümde birçok bilgilendirici yazıyla tekrar yazmaya başlayacağım. Çok daha fazlası yolda geliyor ❤️

      Sil

Discovering the Timeless Charm of Buyeo: A UNESCO World Heritage Gem in Korea

Hello! You know I enjoyed my Buyeo trip a lot because the area was sooooo peaceful and beautiful!!  Nestled along the serene banks of the Ge...